home loans

Medya Player

You must have Flash Player installed in order to see this player.

Site İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün8
mod_vvisit_counterDün31
mod_vvisit_counterBu Hafta285
mod_vvisit_counterGeçen Hafta182
mod_vvisit_counterBu Ay752
mod_vvisit_counterGeçen Ay969
mod_vvisit_counterTümü3779

Gazete Oku

2011-2012 Köy Ağamız

İSTANBUL

GENÇLİĞİ

Sitede Arama Yap

Sisteme Giriş



Anket

Köyümüze Ne Kadar Sıklıkla Gidersiniz?
 

Derneğimiz ve Köyümüz

Kadıözü Köyü Sosyal Yardımlaşma Derneği Resmi Web Sitesi
2011 Kadıözü Köy Festivali PDF Yazdır e-Posta
Dernek Yönetimi tarafından yazıldı.   
Salı, 04 Ekim 2011 07:39

Köy Festivalimizden Görüntüler:

 

Son Güncelleme: Salı, 04 Ekim 2011 08:20
Devamını oku...
 
Federasyonda Aşure Şenliği

Derneğimizin Muharrem ayında düzenlemiş olduğu Aşure Şenliği'ne katılan tüm üyelerimize teşekkür ediyoruz.

 

 
Derneğimiz Hakkında

Çerkeş Adı nereden gelmektedir?

İlçemizin adı Cihar köşe - Cihar köşe ve Çeri çeken adlarından geldiği rivayet olun-maktadır. "Cihar köşe-Ceherköşe-Çar köşe-Çerkeş'in etrafında dört köy Ulu çay’ın verimli olması nedeniyle gelip buraya yerleşmişler ve Çerkeş'in dört yol ağzında bulunmasından dolayı buraya Ciharköşe demişlerdir." "Çeri çeken ilçemiz arazisi düzlük ve toplanmaya elverişli olduğundan sefere gidecek olan askerler burada toplanılırdı. Bundan dolayı ilçenin adına Çeri çeken denilmiş ve sonraları Çerkeş oldu.

Tarihimiz:

Çankırı çevresinde bulunan höyük ve tümülüs'lerdeki satıh buluntuları, Çankırı'da Neolotik devirden (M.Ö. 7000-5000) bu yana kesintisiz bir yerleşimin varlığını ortaya koymaktadır. Özellikle Eski Tunç Devrine (M.Ö.3000-2000) ait yerleşmelere bütün bölgede rastlanılmaktadır.M.Ö. 1000'in ilk yarısında Frig istilası üzerine Çankırı da bu yeni nüfusun egemenliği altına girmiştir, M.Ö. 700 yılının ilk çeyreğinde Kimmerlerin M.Ö. 600 yılının ikinci yarısından sonra ise Persler' in istila ve nüfusu altına giren Çankırı, M.Ö. 330 yılında Büyük İsken-der'in Anadolu' yu fethetmesi ile Perslerin hakimiyetinden çıkmıştır.M.Ö. 1' nci yüzyıldan itibaren Anadolu'nun Roma hakimiyetine geçmesi ile birlikte Çankırı'da Germenikopolis ismi ile önemli bir merkez kurulmuş, Ilgaz (Olgassys), Çerkeş (Antinopolis) de önemli yerleşim merkezleri arasın da yer almıştır.

Roma Döneminde:

Roma İmparatorluğu'nun önemli bir askeri ve dini bölgesi olmuş, kilise kanunları burada yapılmıştır. Bugüne değin Çerkeş ve yöresinde yapılan araştırmalar buranın eski bir yerleşim bölgesinin merkezi olduğunu doğrulamaktadır. Hitit, Bizans ve Romalılar dönemlerine özgü kalıntılar bu uygarlıkların yaşandığını göstermektedir. Çerkeş (Antinopolis) Antik çağlarda Paflagonya denilen batıda Filyos Irmağı, doğuda Kızılırmak, kuzeyde Karadeniz, güneyde Işık, Elden ve Aydos dağları arasındaki bölgede yer almıştır. Paflagonya antik çağlarda bir çok işgallere uğramış, dolayısı ile Anadolu tarihine uygun olarak değişik kültürleri bağrında barındırmıştır. Bu bölgede ve bu tarihi akış içerisinde yer aldığı kesin olan Çerkeş'in, büyük olasılıkla M.Ö. 41-32 tarihlerinde Roma Generallerinden Antonios tarafından, Antonipolis adı ile kurulduğu ve ilk kuruluş yerinin Aydınlar (Kızıllar) köyü olduğu sanılmaktadır. Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılması sonucunda Çerkeş, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu sınırları içerisinde kalmıştır. Anadolu'ya hakimiyet konusunda Selçuklu'lar ve Bizanslı'lar arasında yapılan Malazgirt Meydan Muharebesi (1071) Selçukluların zaferi ile sonuçlanınca, Türkler Anadolu'daki Bizans direncini kırmış ve Anadolu'ya yerleşmeye başlamıştır.

Malazgirt Zaferi:

Malazgirt Zaferi'nden üç yıl gibi kısa bir süre sonra Danişment Beyliği Komutanlarından Emir Karatekin; bu yörenin fethi için görevlendirilmiş ve 1074'de Çankırı'yı fethederek Türk topraklarına katmıştır. Anadolu'ya ilk Türkmen akınlarının başladığı bu yıllarda Çerkeş'in Türk boylarınca yerleşim alanı olarak seçildiği, günümüzde Çerkeş'e bağlı Kınık, Bedil, Bayındır, Eymür, Avşar ve Dodurga gibi köylerin adlarından da anlaşılmaktadır. 1228'de II. Kılıçarslan'ın yönetiminde Selçuklu İmparatorluğu'na bağlı Çankırı (Çerkeş) ve yöresi, Kösedağı Savaşı ile Moğol egemenliği altına girmiş, 1309'da Candaroğulları Beyliği bölgede egemenliği eline geçirmiştir. 1392'de Yıldırım Beyazıd'ın Çankırı'da içinde olmak üzere Candaroğulları Beyliği'nin büyük bölümünü ele geçirmesi ile yörede Osmanlı egemenliği başlamış ise de; 1402 yılında Ankara savaşını Timur'un kazanması sonrasında, kendisine yakınlık gösteren Sinop Beyi İsfendiyar'a bu toprakların geri verilmesi ile Çerkeş yöresi yeniden Candaroğulları Beyliğinin egemenliğine geçmiştir. 1417 yılında Çelebi Mehmet tarafından ele geçirilen Çerkeş bölgesi, İsfendiyaroğulları arasındaki iç çatışmalar yüzünden, Osmanlılara sığınan Kasım Beyin yönetimine devredilmiştir.. Çankırı bölgesi Fatih Sultan Mehmet'in 1461'de gerçekleştirdiği Trabzon Seferi'nden sonra tümüyle Osmanlı yönetimine girmiş ve Çankırı, Kastamonu Vilayetine bağlı Sancak Merkezi olmuştur. Çankırı Sancağına Çankırı Merkez, Çerkeş ve İskilip kazaları bağlanmıştır. Bağdat seferine çıkan IV. Murat güzergah üzerinde bulunan Çerkeş'te bir ordugah kurarak, ordunun burada dinlenmesini emretmiştir. Atlar için kazık çakılması sırasında yeraltından boşluk sesi gelmesi ve buranın kazılması sonucu, tarihi daha da eskilere dayanan bir hamam ortaya çıkartılmıştır. Bunun üzerine IV. Murat tarafından bölgenin imar edilmesi ile görevlendirilen Silahtar Mustafa Paşa tarafından bu hamamın yanına bir cami (Muradiye Camii) ve bir hamam yaptırılmıştır. Bu gelişmeler sonucu civardan gelenlerin buraya yerleşmeleri ile günümüz Çerkeş yerleşiminin temelleri atılmıştır. Silahtar Mustafa Paşa tarafından, IV Murat'ın emriyle yaptırılan Muradiye Camii, Padişah Abdülhamit zamanında ıslah ve tamir edilmiş olup 1944 Gerede-Bolu depremi sırasında yıkılmıştır. Günümüzde bu caminin yerinde, daha sonra inşa edilen Çarşı Camii bulunmaktadır. 1878 yılında Belediye olan Çerkeş, Cumhuriyet döneminde Çankırı iline bağlı ilçe merkezi olmuştur.

OSMANLI KAYITLARINDA ÇERKEŞ:

Osmanlı döneminde kayıtlara geçen, Çerkeş hakkında en önemli yazılı kaynaklardan üç tanesi Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi, 1894 Kastamonu Salnamesi ve Şemseddin Sami'nin Kamus-ul Âlâm'ıdır.

EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNAMESİ:

Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde Çerkeş'ten şu şekilde söz etmektedir; "Çerkeş, Kangıırı toprağında subaşılıktır. 150 akçalık kazadır. Yeniçeri serdarı, sipahi kethüda yeri vardır. Şehir bir bayır dibinde olup 300 haneli bir camii, bir hamamlı, 40-50 dükkânlı bir beldeciktir. IV. Murad'ın yakınlarından Silahtar Mustafa Paşa burada 150 ocaklı, 100 dükkânlı bir han yaptırmak sureti ile kasabayı imar etmiştir. Lakin ömrü vefa etmediği için kiremit örtülü kalmıştır. Hafta da bir gün köylüler gelerek bir pazar yeri kurulur." Evliya Çelebi'nin Silahtar Mustafa Paşa tarafından yaptırıldığını söylediği han, eskiden Çerkeş'te KERVANSARAY olarak bilinen ve yıkıldıktan sonra yerine şimdiki çarşının kurulduğu handır.

1894 KASTAMONU SALNAMESİ:

XIX. yüzyılın sonlarında (1894) yayınlanan Kastamonu Salnamesinde Çerkeş şu şekilde yer almaktadır; "Çerkeş kazasının merkezi olan Çerkeş kasabası, vilayetin cenub-i garbisinde ve merkez vilayete (Kastamonu) 26 ve merkez livaya (Çankırı) 15 saat mesafede vakidir. Kaza-i mezkur şarken şarken Kangırı, garben Gerede, şimalen Araç, cenuben Ankara vilayetine tabi Abad kazaları hudutları ile mahduttur. 635 hane-i havi olan kasaba-i mezkurede oldukça muntazam bir hükümet konağı ve bir telgrafhane ve Sultan Murad Rabi Selah Hazretlerinin Bina-i kardeşi olan bir cami-i şerifle ashabı hoyrat tarafından yaptırılmıştır. 8 cami bir de mescid-i şerif, bir mekteb-i rüşti ve ipditai, 6 sıbyan mektebi, 2 medrese, 3 tekke ve meşayih halvetiyeden Şeyh Hacı Mustafa Efendi (Pir-i Sani) Hazretlerinin Türbe-i şerifleriyle beraber 7 türbe, 5 büyük han, 198 dükkân, 12 çamaşırhane, 1 silahhane, 14 kahvehane, 1 kıraathane ve 3 hamam mevcut ve mamurdur. Kasabanın cenub-i cihetinde cereyan eden çay üzerinde ikisi ahşap ve biri kargir olmak üzere 3 köprü bulunup iş bu çay kasaba civarında yedi bab değirmen tedvir eder. Kasaba dürunu'ndan cereyan eden çaydan bazı mahaller iska olunmakla beraber bu su kasabanın tanzifatına haylice yardım eder. Kasabanın mevkii basit ve etrafı açık olduğundan ab ve havası latif ve şitası şiddetlicedir. Dürun-u birun kasabada sular kesret üzere ise de bağ ve bahçe olmayıp, ancak kasaba dürununda bazı geniş hane avlularında sebze yetiştiriliyor. Pazar günleri Zafranbolu, Evlak, Viranşehir, Koçhisar, Tosya, Karacaviran'a bağlı Melan taraflarından her nev-i meyve ve sebze getirilip, satılıyor. Mümkısım olduğu üç nahiyesi ile beraber kazanın 74 divanını terkip eden 380 karye, 7500 hane ve köylerde köylü tarafından yapılan ve Orta Odası tabir olunan 300 mütecaviz misafirhane vardır. İş bu kaza dahilinde müteaddid mahallerde ve merkez kaza civarında bir kaç nev'i ma'den suları mevcut olup, bazı a'lel ve imrazai cildiye ve dahiliye mahallince mütevattırdır. Karacaviran dahilinde, Çavundur karyesinde dahi her türlü a'lel ve imraz-ı dahiliyeye ve hariciyeye faidesi sayf olan diğer ma'den suları vardır. Bundan başka Çerkeş'e 5 saat mesafede Akçagiyse karyesinde bazı illete nafi bir su daha mevcut olup, Ağustos'da çıktığı ve içenlerin faidesini gördükleri merviddir." KAMUS’US ALAM ; Kastamonu Salnamesinden başka bir kaynak eser de Şemseddin Sami'nin Kamusu'l Âlâm'ıdır. Şemseddin Sami bu eserinde Çerkeş hakkında şu bilgileri vermektedir; "Kastamonu vilayeti Kangırı sancağında, Kastamonu'nun 100 km cenub-i garbisinde ve Kangırı'nın 65 km garb-i şimalisinde kaza merkezi bir kasaba olup Ulusu'yun bir çeyrek şimalisinde vakidir. Düz bir yerde müesses güzel bir kasaba olup, 5000 ahalisi, biri Sultan Rabi Hazretlerinin bina-i kardeşi olmak üzere 8 cami-i şerifi, bir mescidi, 3 takkesi, bir kaç türbesi, 1 medresesi, 1 rüştiye 7 sıbyan mektebi, 5 hanı, 197 dükkanı, 3 hamam, mezkur nehrin üzerinde biri taş ve iki ahşap köprüsü ve 7 değirmeni vardır. Bu kasabada haftada bir kez pazar kurulur. Bağdat Caddesi kasabanın içinden geçtiği içün hayli ticaret vardır. Akarsuları pek çok ise de havası ziyade soğuk olduğundan bağ ve bahçesi yoktur. Çerkeş kazası Kangırı Sancağını terkip eden 3 kaza (Merkez, Çerkeş ve İskilip)'nın biri olup, şarken nefsi Kangırı, şimalen Kastamonu Sancağına bağlı Araç, garben Bolu Sancağına Ta'bi Gerede, cenuben dahi Ankara vilayet ve sancağına ta'bi Yaban Âbâd kazaları ile mahdud ve muhaddur. Karacaviran, Ovacık ve Bayındır nahiyeleri ile beraber 388 karyeyi cami olup 34 divane münfesiddir. Ahaliy-i kaza 2300 miktarını mütecaviz olup, cümlesi müsellimdir. Arazinin kısm-ı azamı dağlık olup, cenup cihetinde Işık ve şimal cihetinde Ilgaz dağlarının etekleri münted olur. Aralarında vasi ve mütbit bir ova olup Ulusu ile irva olunur. Toprağı münbit olup hububat mütesevvi vesaireden ibaret hayli tiftik ihraç olunur. Çerkeş kasabasından bir saatlik mesafede ve Karacaviran nahiyesinin dahilinde vaki Çavundur karyesinde kükürt ile kurşun madenleri havi nafi bir ılıca vardır." Görüldüğü gibi her üç kaynakta da Çerkeş'in önemli bir bölgede yer aldığı ve ulaşım olanağının olması nedeni ile hareketli bir ticaret ve konaklama yeri olduğu görüşünde birleşilmektedir.

MİLLİ MÜCADELEDE İLÇEMİZ:

13 Nisan 1920'de başlayan I. Düzce-Bolu ayaklanması, kısa sürede bölgenin benzer toplumsal özelliklerine sahip olan Gerede, Safranbolu ve Beypazarı'na yayılmıştır. Ayaklanmanın Ankara'yı da etkileyebilecek bir boyuta ulaşması üzerine Mustafa Kemal 24 Nisan'da Bursa'da bulunan 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa'ya telgraf çekerek Ankara'ya çağırmıştır. Bu arada genel Kurmay Başkanı İsmet Bey (İnönü) 58.Alay'a hızla Çerkeş'e gitmesini bildirmiş ve 58.Alay 5 Mayısta Binbaşı Vasfi Beyin komutasında Gerede'ye yürümüştür. Alayın yürüyüş kolunun önünde Çerkeşliler tarafından oluşturulmuş olan "Çerkeş Akıncı Müfrezesi" yürümüştür. Gerede önlerine gelindiğinde yoğun bir ateşle karşılaşan birlikler dağılarak Çerkeş'e çekilmişlerdir. Mustafa Kemal'in telgrafı üzerine, Ali Fuat Paşa ayaklanmayı bastırmakla görevli birliklerin başına geçmiş ve Düzce-Bolu ayaklanması Mayıs 1920 sonlarında bastırılmıştır. Aynı yılın 19 Temmuzunda patlak veren II. Düzce ayaklanması sırasında 58. Alaya bağlı birlikler ve "Çerkeş Akıncı Müfrezesi" Gerede ayaklanmasının bastırılmasında önemli rol oynamışlardır. Gerede isyanının bastırılmasında isyancılardan elde edilen bir top Çerkeş'e getirilmiş olup, bugün Milli Mücadele anısı olarak Belediye bahçesinde saklanmaktadır. Doğrudan işgal görmediği ve işgal bölgesinden de oldukça uzak olduğu için, Çankırı'da işgale karşı örgütlenmeler, ancak 5 Mayıs 1920'de kurulan "Çankırı Gençler Mahfeli" ve 12 Temmuz 1920'de kurulan "Çerkeş Gençler Mahfeli" adlı örgütlerle başlamıştır. Çerkeş'li aydınların öncülüğünde kurulan Çerkeş Gençler Mahfeli spor ve müzik gibi dallarda da etkinlik gösterdiği için oldukça geniş bir taban oluşturmuştur. Bu örgüt Milli Mücadele sırasında oldukça etkin bir çalışma yürüterek halkın manevi olarak güçlenmesinde önemli bir rol oynamıştır.